5 Mart 2012 Pazartesi

NEW YORK'tan girerim Inat'tan cikarim, nacizade farkimda budur...

Buraya gelmeden once bu sehirden nasil korktugum aklima geldi. Aslinda korkum sehirden degil, tekrar hayata karsi mucadele etme korkusuydu belkide. Belkide guzel Istanbulumdan kacmakti. Biliriz ki, her olay, her hayatimiza giren kisiler, her gecen gun... Bizden birseyler alip, birseyler birakirlar. Sorun tabikide kaybetmek yada kazanmak degil, her ikisinede uzulmuyoruz sadece olgunlasmanin getirdigi yuk bazen, bazi anlar zor gelebiliyor insana. Tabularimiz degisiyor, kalplerimiz sevmeyi ogreniyor, lisans sahibi oluyoruz, ozlemek diye birsey varmis ogreniyor insan, bakis acilarimiz degisiyor, birseyler surekli degisiyor. Degisen seyler yeni bir sen yaratiyor insanin icinde ve ertesi gun uyandiginizda, ayni aynadan kendinize baktiginizda kendinizin bir yanini daha taniyorsunuz. Demem o ki biz hergun kendimizi yeni yeni kesfederken, surekli degisime maruz kalirken, ayni aynaya baktigimizda ayni kisiyi goremezken, neden hayatimiza giren bir insanida cok iyi tanimaya caliriz, bunun icin cabalariz anlam veremiyorum. Bunun farkina suanda varmis biri olarak, sabah aynanin karsisinda kendime bu soruyu sorup yeni benin cvp vermesini istiyorum. Vericek kacari yok, neden mi? Bazi huylarimizda var ki hic degismiyor mesela inatci olmak gibi:D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder